Okulda İlk Gün
Bahar çiçeğim 29 aylık ve aileden bakacak kimsemiz olmadığı için geçen yıl olduğu gibi ya oyun ablasını evimizde misafir edecektik ya da kreşe başlatacaktık. Oyun ablasına İstanbul'da güvenmek çok da akıl karı olmadığı için kreşi tercih ettik. O kadar çok seçenek var ki araştırmaya başlayınca görüyor insan, ayrıca kızımdan çok daha küçüklerin bile kreşe gittiğini görünce rahatladım. Şimdiye kadar 7 kreşle görüştüm bunlardan 2 tanesi kurumsaldı. Önceliklerim önceden hijyen ve güvenlikti sadece okulları gezince değişti ve bunun yanına bir sürü seçenek eklendi. Mayam'ın okulu ve okulun lavabosunu sevmesi çok önemli, öğretmenin hayata pozitif bakmasını ve Mutlu bir insan olmasını, okulun sosyal medyayı kullanmamasını da çok önemsiyorum ve kurumsal olması beni daha çok tatmin edecekti. Sonra 2 kreşle 2. Bir görüşme daha yaptım Mayam'ın öğretmenleri ile tanışmasını ve onun seçmesini tercih ettim. Okul bahçesine girer girmez çok Mutlu ve öğretmeninin hemen kucağına atlaması beni çok mutlu etti ve okulunu seçmiş olduk. Sonra babayla 3. Bir görüşme daha yapıp kayıt oluşturduk. Bugün ilk kez okula başladı. Ben çok tedirgin ve endişeliyim kapıda bekliyorum. Okula ilk kez Veli olarak geliyorum bu kısmı da zormuş gerçekten. Mayam bensiz yemek yiyip uyuyabilecek mi bensiz ağlayacak mı 3 aydır hiç ayrı kalmadık bununla başa çıkabilecek mi diye düşünürken mayam bana göre daha uyumlu çok şükür çok çabuk konsantre oluyor her şeye. İlk gün 1 saat durup alacaktım ama okuldan ayrılmak istemiyor çok enteresan. İlk gün yemeklerini yedi ve öğretmeniyle keyifli vakit geçiriyor. Duygularım o kadar çok karmaşık ki kendimi ifade edemiyorum bir yandan umutluyum ve mutluyum aslında kendi başına bizsiz vakit geçirebiliyor yeni arkadaşlar edinip çok güzel vakit geçiriyor.
2 saat sonunda uykusu geldiği için okuldan aldım ilk günden farklı bir yerde uyanmasını istemedim. Bizim şeker pare gülerek bana koştu ve sonra gidip öğretmenine öpücük verdi. Saçları benim hiç bi Zaman yapamadığım gibi güzelce örülmüş öz bakımı itinayla yapılmış ne yediği ne gibi aktivitelere katıldığı defterine yazılmış halde eve geliyor olmak harika bir duygu. Ki bu kadarını beklemiyordum bile. Bir yandan ilk gün güzel ya 2. Gün de aynı şekilde devam edebilecek mi? Diye endişelenmeden kendimi alamıyorum. Mayam'ı güvenilir ellere mutlu olacağını bilerek bırakmak beni tatmin ediyor hemen olumsuz düşünceleri siliyorum aklımdan
Popüler Yayınlar
-
Okulda İlk Gün Bahar çiçeğim 29 aylık ve aileden bakacak kimsemiz olmadığı için geçen yıl olduğu gibi ya oyun ablasını evimizde misafir ede...
-
30 Yaşın Bana Getirdikleri İnsanları çok takan, kendimi düşüncelerimi karşımdakine anlatmaya çalışan, beni anlamadıklarında üzülen bi...
-
Arada sadece kilo farkı yok mutluluk farki var özgüven farkı var. Anne adayiyken alınan kilolar nasıl olsa anne olunca zayıflarim umuduyla b...
-
Yol Al Meryem Özgürlüğün sınırlarını keşfe çıkmak ister her insan. Sınırlarını zorlarken ne yaptığının farkındadır...
-
Mayaların bireysel rehberlik için kullandıkları Tzolkin adı verilen takvimlerinde 20 burç vardır. Birbirini takip eden 20 burç her gün değiş...
-
Tamam yaptınız bir hata eli silahlı insanlar Avrupa'nin en büyük adliyesine kadar girdi. 8 saat ya koskoca 8 saat boyunca elinizde hi...
-
Gülay Hocam,Gökçe 19 Agu 2008 YOLalMeryem Henüz 5. sınıf öğrencisiyim. Yeni atanan resim hocamızın ilk görev yeri ve ilk derse girdiğ...
-
Benim icin Zeytinim sen cagirmadan gelen varlığıyla seni mutlu edendir. Benim için Zeytinim 'canım pasta ayarlar misin' diye ...
-
Takıntılı kişiliğin psikolojideki karşılığı; obsesif kompülsif kişilik bozukluğu diye geçer bu benim değil psikologların işidir. İlmine güve...
-
Ben senin annenim tabi ki her şeyin en güzelini en iyisini isterim. Seni kısıtlayan tercihlerini etkileyen bir anne olmak istemediğim için...
20 Eylül 2017 Çarşamba
21 Temmuz 2017 Cuma
YOLal
Takıntılı kişiliğin psikolojideki karşılığı; obsesif kompülsif kişilik bozukluğu diye geçer bu benim değil psikologların işidir. İlmine güvenen bir adım öne çıksın. Ben kendimce bir tanım yapmak istiyorum.
Takıntılı kişilik saplantılı ilişkiler yürüten günümüz teknoloji ve sosyal medyanın hayatımıza aktif girmesiyle daha çabuk anlaşılan bir karekter bozukluğudur. Ara ara karşıma çıkan eskiden çok şey paylaşıp hatta aynı masada yemek yeyip aynı şeylere gülüp aynı şeylere ağladığım o süreçte onun için yapmayacağım şeyin sınırlı hatta yok olduğu bir dost arkadaşken yaptığı hataları görmezden gelip sineye çekerken her şeyin güllük gülistanlık olduğu, yanlışlarını iyice gözüme soktuktan sonra kendimi biraz çektiğimde arkasında çıkan kapkara bir yüzün olduğu arkadaşlıklarda bu kişilik eğilimi sergiliyor. Zaman'la yol verip biraz arayı açıp KESK'in viraj yapmadan acaba diye düşüne düşüne bay bay yaptığım arkadaşlar bunlar. Sağlıcakla kal hadi ben gidiyorum diye vedalaşıp Face den resimlerini kaldırmadan arkadaşlıktan çıkartırım. Eklerse bi daha düşünüp bi daha gözden geçiririm. Baktım olmuyo yine silerim biter gider.
Ama yok bu kez İg den ekler tamam kabul bi daha bi daha derken olmuyor işte bi hata var gitmiyor. Bu süreçte sürekli ulaşmaya çalışmak merak etmek de nedir anlamıyorum ya neyse. Story den paylaştığın her postu görür ama sayfana asla ne bir beğeni ne bir yorum atmaz. Bildiğin ölü taklidi yapar. Yine silersin bu kez kızının sayfasına dadanır ordan silersin artık engellersin yani bi bakarsın bu sefer başka yollardan sana ulaşmaya çalışır. Bu tarz kişilik problemi olan arkadaşlar çok rica ediyorum benim hayatımı merak etmeyin eğer açıklama yapmadıysam da bu yine sizin iyiliğiniz içindir. Lütfen paşa paşa kendi yolunuza kendi hayatınıza bakınız maziyi bırakınız temiz güzel anılarla anılsın. Yoksa gerçekten adınız duyulmasına bile tahammül edilemeyecek konuma getiriyorsunuz kendinizi yok hiç gerek yok. Rabbim karşınıza benden daha iyi dost arkadaş çıkartsın ki çıkarır da bence. Yol alın YOLAL alım Hadi bayy
Takıntılı kişilik saplantılı ilişkiler yürüten günümüz teknoloji ve sosyal medyanın hayatımıza aktif girmesiyle daha çabuk anlaşılan bir karekter bozukluğudur. Ara ara karşıma çıkan eskiden çok şey paylaşıp hatta aynı masada yemek yeyip aynı şeylere gülüp aynı şeylere ağladığım o süreçte onun için yapmayacağım şeyin sınırlı hatta yok olduğu bir dost arkadaşken yaptığı hataları görmezden gelip sineye çekerken her şeyin güllük gülistanlık olduğu, yanlışlarını iyice gözüme soktuktan sonra kendimi biraz çektiğimde arkasında çıkan kapkara bir yüzün olduğu arkadaşlıklarda bu kişilik eğilimi sergiliyor. Zaman'la yol verip biraz arayı açıp KESK'in viraj yapmadan acaba diye düşüne düşüne bay bay yaptığım arkadaşlar bunlar. Sağlıcakla kal hadi ben gidiyorum diye vedalaşıp Face den resimlerini kaldırmadan arkadaşlıktan çıkartırım. Eklerse bi daha düşünüp bi daha gözden geçiririm. Baktım olmuyo yine silerim biter gider.
Ama yok bu kez İg den ekler tamam kabul bi daha bi daha derken olmuyor işte bi hata var gitmiyor. Bu süreçte sürekli ulaşmaya çalışmak merak etmek de nedir anlamıyorum ya neyse. Story den paylaştığın her postu görür ama sayfana asla ne bir beğeni ne bir yorum atmaz. Bildiğin ölü taklidi yapar. Yine silersin bu kez kızının sayfasına dadanır ordan silersin artık engellersin yani bi bakarsın bu sefer başka yollardan sana ulaşmaya çalışır. Bu tarz kişilik problemi olan arkadaşlar çok rica ediyorum benim hayatımı merak etmeyin eğer açıklama yapmadıysam da bu yine sizin iyiliğiniz içindir. Lütfen paşa paşa kendi yolunuza kendi hayatınıza bakınız maziyi bırakınız temiz güzel anılarla anılsın. Yoksa gerçekten adınız duyulmasına bile tahammül edilemeyecek konuma getiriyorsunuz kendinizi yok hiç gerek yok. Rabbim karşınıza benden daha iyi dost arkadaş çıkartsın ki çıkarır da bence. Yol alın YOLAL alım Hadi bayy
26 Mayıs 2017 Cuma
Hacı Sıdıka Deveci
Ah babaannem ah umarım gittiğin yerde daha Mutlu daha huzur dolusundur.
2011'in Temmuz ayından 2012'nin ağustos ayına kadar babaannemin yası acısı çok tazeydi. Çocukluğumda anneannemle ufak tefek çok az anı saklıyordum; babaanneme ise doyamamıştım. Çok güzel anılar biriktirmiş çok dualarını almış olsam da her güzelliğin bir gün sonu vardı. Azrail'in benim odama gelip karşımdaki yataktaki canı aldığını Görene kadar ölümün bu kadar soğuk ve kaçınılmaz olduğunu anlayamazdım. En son bana söyledikleri sözler kulaklarımda hala. Kararsız ve önemli kararlar alırken rüyalarım aracılığı ile onun mektubu ile uyarılıyordum rahmetli olduğu yıl. En son eşimle tanışmadan önce elime beyaz bir mektup bıraktı ve bir daha da bana yazmadı. Bunun sebebini Eşimle tanışıp babaannesinin ve anneannesinin yaşadığını duyunca anladım ve çok Mutlu olmuştum. Bu mutluluğumun sadece 5 yıl süreceğini bilemezdim. Ve Daha mayamla oyunlar oynayacağın günler gelecekti, kızımın yaptığı ilk kekini tadıp ilk yazdığı yazıyı okuyacaktın daha. Daha maaile çok güzel bayram sabahlarımız olacak güzel dualar edecektin her birimize. Benim ince fikirli çok duyarlı babaannem yerin hiç dolmayacak. Arkanda bıraktığın günlükler anektodlar o kadar özel ki inci gibi yazınla..
En son görüşmemiz var hatıramda hastaneye kaldırılmadan bir kaç önce ziyaretinize geldik. Akşama kadar göndermek istemedin kalmamız için o kadar çok ısrar etmiştin ki, en son kahve de İçel'im o Zaman öyle kalkarsın demiştin o çok sevdiğin üzerinde Atatürk portresi olan fincanınla. Maya ile oturduğun yerden top oynayıp sohbetler etmiştin ne güzel. Artık eskisi gibi giderken kapıdan ya da camdan uğurlamaya mecalin yoktu öptüm o nur yanaklarından mis gibi bebeksi kokan ellerinden. Mayamı da öpmek istiyorum dedin öptün ve antreye geçtik tam 3 kere aynı sahneyi yaşadık gittim ve geri çağırıp mayayı öptün. Ben o son vedanın o gün olduğunu bilemezdim unuttuğunu sanıp çağırdığını düşünmüştüm. Sen hissediyor muydun benim melek kalpli ton ton babaannem.
Maya ara ara hep seni sayıkladı bizden duyuyor diye aldırış etmedim. Aramızdan ayrıldığın akşam çok huzursuzca sürekli babaanne hasta olmuş diye uyudu. Ben de tüm gece kötü rüyalar gördüm, Vahide ablam 'Bakara süresinin ilgili ayetlerini görmüş. Meğer hepsi senin aramızdan ayrılışının habercisiymiş bilemedim. 19 Mayıs Cuma günü hava hafif rüzgarlı ve güneşliyken senin gibi gül kokulu toprağa defnettik. Hatıraların çok kıymetli. Yerin hiç dolmayacak. Çok zarif ve çok yüce nur yüzlü babaannem melek oldun Çiçek oldun. Seni çok özleyeceğiz...
2011'in Temmuz ayından 2012'nin ağustos ayına kadar babaannemin yası acısı çok tazeydi. Çocukluğumda anneannemle ufak tefek çok az anı saklıyordum; babaanneme ise doyamamıştım. Çok güzel anılar biriktirmiş çok dualarını almış olsam da her güzelliğin bir gün sonu vardı. Azrail'in benim odama gelip karşımdaki yataktaki canı aldığını Görene kadar ölümün bu kadar soğuk ve kaçınılmaz olduğunu anlayamazdım. En son bana söyledikleri sözler kulaklarımda hala. Kararsız ve önemli kararlar alırken rüyalarım aracılığı ile onun mektubu ile uyarılıyordum rahmetli olduğu yıl. En son eşimle tanışmadan önce elime beyaz bir mektup bıraktı ve bir daha da bana yazmadı. Bunun sebebini Eşimle tanışıp babaannesinin ve anneannesinin yaşadığını duyunca anladım ve çok Mutlu olmuştum. Bu mutluluğumun sadece 5 yıl süreceğini bilemezdim. Ve Daha mayamla oyunlar oynayacağın günler gelecekti, kızımın yaptığı ilk kekini tadıp ilk yazdığı yazıyı okuyacaktın daha. Daha maaile çok güzel bayram sabahlarımız olacak güzel dualar edecektin her birimize. Benim ince fikirli çok duyarlı babaannem yerin hiç dolmayacak. Arkanda bıraktığın günlükler anektodlar o kadar özel ki inci gibi yazınla..
En son görüşmemiz var hatıramda hastaneye kaldırılmadan bir kaç önce ziyaretinize geldik. Akşama kadar göndermek istemedin kalmamız için o kadar çok ısrar etmiştin ki, en son kahve de İçel'im o Zaman öyle kalkarsın demiştin o çok sevdiğin üzerinde Atatürk portresi olan fincanınla. Maya ile oturduğun yerden top oynayıp sohbetler etmiştin ne güzel. Artık eskisi gibi giderken kapıdan ya da camdan uğurlamaya mecalin yoktu öptüm o nur yanaklarından mis gibi bebeksi kokan ellerinden. Mayamı da öpmek istiyorum dedin öptün ve antreye geçtik tam 3 kere aynı sahneyi yaşadık gittim ve geri çağırıp mayayı öptün. Ben o son vedanın o gün olduğunu bilemezdim unuttuğunu sanıp çağırdığını düşünmüştüm. Sen hissediyor muydun benim melek kalpli ton ton babaannem.
Maya ara ara hep seni sayıkladı bizden duyuyor diye aldırış etmedim. Aramızdan ayrıldığın akşam çok huzursuzca sürekli babaanne hasta olmuş diye uyudu. Ben de tüm gece kötü rüyalar gördüm, Vahide ablam 'Bakara süresinin ilgili ayetlerini görmüş. Meğer hepsi senin aramızdan ayrılışının habercisiymiş bilemedim. 19 Mayıs Cuma günü hava hafif rüzgarlı ve güneşliyken senin gibi gül kokulu toprağa defnettik. Hatıraların çok kıymetli. Yerin hiç dolmayacak. Çok zarif ve çok yüce nur yüzlü babaannem melek oldun Çiçek oldun. Seni çok özleyeceğiz...
2 Şubat 2017 Perşembe
Kilolu Olmak Yorucu ve Pahalı Bir Sey
Arada sadece kilo farkı yok mutluluk farki var özgüven farkı var. Anne adayiyken alınan kilolar nasıl olsa anne olunca zayıflarim umuduyla beni çok da rahatsız etmiyordu çevremin ay çok kilo almış lafları her ne kadar beni çok İncitse de mucizem gelince hepsi geçecek diyordum. Doğum yapıp eve geldiğimde ilk isim tartılmak olmuştu aman ne göreyim sadece 3 kg zayiflamistim ki bebeğim de zaten 3 kg doğmuştu. Artık kilolu bir bayanim diyerek kabullendim ve uzun süre tartilmadim aynalara bakmadım. Sonrasında 17 günlükken sütüm kesildi bir anne için en büyük felaket budur sanırım. Yeni doğan bebeğin aç olarak ağlıyor uyumuyor ve sende zerre süt yok. Hemrn dayandım tatlılara ivir zikir ne varsa kimden ne duyduysam yemeye sonrasında çok şükür sütüm geri geldi yanında 6 kilo hediyesiyle birlikte. Anne adayiyken aldığım kiloların üzerine çıkmıştım ve umutsuz vakaydim artık. Tatlıların o müthiş tutkusuna bağımlı olmuştum eğer gündüz eşim yememe izin vermediyse Rüyalarımda onu yediğimi görüyordum hem de dauble porsiyon. Bir gün Arzu ablamdayiz ablam şekerpare yapmış ki akıllara zarar. Tabi herkesten utandım yemedim sabah yine ablami almaya gittik bi ben yukarı çıkıp ablama yardım edeyim diye doğru soluğu ablamin mutfağında o tatlı tepsisinin önünde aldim. Hunharca yedim yedim öyle aşağıya indik ve eşime soylememeleri için çok rica ettim. Kimse de beni kirmadi sağ olsunlar. Sonra bir gün bi doğum günü için bizim evde toplandık klasik aile pozu. Bu arada üzerimde yardimcimin hediye aldığı 3X large tshirt var ve ben koca bedenime göre hediye aldığım için çok mutluyum. Kilosu biraz fazla olanlar bilir kıyafet bulmak çok zor ve cok da pahali aslında. Neyse akşam resimlere bakıyorum ve sonrası ağlama nöbeti. Eşim sen her halinle güzelsin dese de biliyorum artık güzel olmadığımi. Aradan birkaç gün geciyor sonra kardeşimin nişanı için bakirkoy abiyeciler çarşısina gidiyoruz. Satıştaki bayan söyle bir süzdükten sonra beni "büyük beden satmiyoruz hanimefendi" deyip arkasına dönüyor. Ben yine çıkıp ağlama nöbeti.. eşim sakinlestirmeye çalışıyor o bayana gidip kızdı ama nafile duydum bi kere o lafı. Ve son olarak bardağı Taşiran bir olay daha kilom tartida artık annemden fazla gösteriyordu beni. Ailenin en kilolu bayani bendim markete vs gidince teyze diye hitap ediliyor hale geldim. Ne zamana kadar kilolarimla barışık yasayacaktim herkes dalga geçerken ben de kendime gülüp yalnız kaldığımda ne zamana kadar aglayacaktim. Karar verdim ve işin matematiğini çözdüm. Tamamen kalori hesabı ve basit bir telefon uygulaması. (Shealth) Ve sonuç bu resimde -21 gibi bir fark vardı şu an -23 çok şükür. Sağlıkla çocuğumla ilgileniyor eski elbiselerimi giyebiliyor ve yüzüklerimi takabiliyorum. Bu resmim burda motivasyon için dursun. İnanın kilolu olmak kötü bir şey değil ama yorucu bir şey. İsteyen herkes kendi yöntemini bulup zayiflayabilir. Benim en yakin cevremde kendi imkanlariyla 60 kg veren can dostum mügem var. Ben 6 ayda 20 kilo verdim diye sevinirken onun da hemrn hrmen ayni surede 60 kilo verdigini görunce inanin benimki devede kulak gibi kaldi. Isteyen herkes bunu basarabilir. İş sadece hayal kurmakta bitiyor 😊
Kaydol:
Yorumlar (Atom)