Popüler Yayınlar

13 Haziran 2012 Çarşamba

Sokak Güncesi


Bu dünyada adalet yok ben bilirim,
Kimi evinden sıkılıp yeniden yıkıp yapacak kadar zengin, kimi yıkılan inşaat kalıntılarından demir parçalarını penseyle ayırıp satıp para kazanmaya çalışacak kadar fakir! 

Kimi liseyi bile açık öğretimden bitirip 2500 tl maaş alacak kadar şanslı, kimi 4 yıllık üniversite bitirip 3 tekerlekli arabasıyla çekirdek satacak kadar şanssız! 

Kimi hiç bişeyi eksik olmayacak bi çocuk olarak doğmak yerine 16 yaşında bi anne tarafından dünyaya getirilip sokağa atılacak kadar bahtsız bedevi! 

Kimi hayvan onu çok seven, önüne binbir çeşit mama seren aileyle yaşayacak kadar tok, kimi sokaklarda çöp kalıntılarıyla beslenen ama bir türlü doyamayan bir aç!. 

Kimi her şeyini kaybetmiş ya da engelli olup yine de hayata pozitif bakıp mutluluk enerjisi yayan ve eşini taparcasına seven bir can, kimi eli kolu her şeyi sağlam olup üstelik kendine deliler gibi aşık olan eşi olduğu halde onu aldatacak kadar ahmak..

Seçimler insanların hayatlarını belirler ben bilirim lakin bazen elimizde olmayan sebeplere ne demeli...

Bu dünyada adalet yok ben bilirim...

Kadın ve Toplum-1


Androjen Kişilik
YOLalMeryemce

Kadın ve Toplum
Kadın
Kırsal alanlarda kadının üzerindeki sorumluluk yadsınamaz bir gerçektir. Kadının kırsal alanlardaki konumunun iyileştirilebilmesi ve eğitimlerine devam edebilmeleri için öcelikle oralarda kadın ve kız çocuklarının iş yükü azaltılabilir, çünkü özellikle yaz aylarında henüz ilkokul çağındaki kız çocuklar bile tarlaya ekin yapmaya götürülüyor ve eğitimleri eksik ya da tamamlanamadan kalıyor. Ailelere çocuklarını okula göndermedikleri takdirde belirli bir ceza-i sorumluluk vermek de görüldüğü üzere çok fazla etkili olamamaktadır. Ailelere kız çocuklarını okullara düzenli göndermeleri için daha farklı yaptırımlar uygulanabilir. Örneğin RAM üyeleri ve okul psikolojik rehber öğretmeni özellikle kırsal kesimlerdeki ailelere müşavirlik hizmetlerini çok sıkça uygulayabilir, aileler bilinçlendirilebilir. MEB batının eğitim seviyesinin geldiği noktayı bir yandan geliştirmeye çalışırken kırsal kesimlerinkini de ayrıca iyileştirici reformlarla güzelleştirebilir. 

Gelelim kırsal şehirlerimizdeki iş hayatında kadınların konumuna;
C.Öztaş'ın "Kırsal Kalkınma Ve Kadın" adlı yazısında bu konuya çok güzel değinilmiş ben de çok yakınımdan geçen bir olayı paylaşmak istiyorum. Eniştemin tayini dolayısiyle ablamlar Ardahan'a atandılar. Her zaman çalışmayı seven ve girişimci olan ablam bir yenilik yaptı ve oradaki iş adamlarıyla görüşerek büyük bir market açılmasına öncülük etti. Pazarlama faaliyetlerinden tutun da mal alım satımına kadar her türlü mali işlemlerde market sahibi tarafından serbest bir sorumluluk ve yetki verildi ve ablam müdür oldu. Bir gün X firmasından çok büyük meblada mal aldığını gösteren bir fatura imzalamış ve gelen firmanın yetkili kişilleri ablamın imzasını bayan olduğu için hiçe sayıp market sahibini bulup bir de ona imzalatmaya ihtiyaç duymuşlar. Batıda yetişmiş eğitimli bir bayan için bu durum son derece manidar ve artık orada müdür olmasının bir anlamının olmadığını anlayacak kadar da açıktı. En nihayetinde istifasını verdi. Bu ve buna benzer olaylar eminim ki dahası da oluyordur. Buralarda kadını iş hayatına sokabilmek için öncelikle yapılması gereken kırsal kesimlerdeki iş sektöründe bulunan erkeklere büyük firmaların CEOları seminer verip bilinçlendirebilir.


Cinsiyetlerarası rol dağılımına baktığımızda ve artık günümüzde baskın olan iş hayatında tercih edilen kişilik tipi "ANDROJENİK KİŞİLİK TİPİ"dir. Herkesin ilgi ve merak duyduğu her mesleği icra edebilecek yetenek ve beceriye sahip olarak dünyaya getirildiğini düşünecek olursak pekala bir kadından da tır şöförü; bir erkekten de çocuk bakıcısı olabilir. Bu meslek gruplarını olmazsa olmaz sınırla çizip ayırmak çok da akıllıca değil. 

4 Haziran 2012 Pazartesi

Kızılcahamam






Kızılcahamam
Kızılcahamam: Ankara'ya varmadan İstanbul yolu üzerinde, Bolu'yu geçince yani. Güzel kendi halinde minik bir ilçe. Yeşilliğinden olsa gerek havası çok temiz ve ferahlatıcı. 4 mevsimin bir arada yaşandığı otelleri ve tatil köyleri mevcut. Kızılcahamam'ı asıl güzelleştiren ve yerli turisti çeken bir diğer özelliği ise termal su tesislerinin bulunuyor olması. İç anadolu bölgesinde kurak bir şehirin bünyesinde böylesine bir avantajın olması elbette ki yerli iş adamlarının buraya yatırım yapmasına katkı sağlamış. Başkent olduğu için ulaşımı da gayet kolay. 




Gelelim ilçenin enlerine:
Kızılcahamam-Barajları
Doğa turizminin en güzel göstergesi olan Soğuksu Milli Parkı var. Bu parkta Angıt kuşları, Vaşak adında (kedi ile aslan arasında bir hayvan) bir tür, Akbabalar(ben hiç görmedim aman sakın da görmeyeyim çok korkarım yırtıcı hayvanlardan), fosil ağaçlar, yabani gül ve çilek bitkileri var. Bir de parkı başından sonuna kadar ortalamış güzel bir su akıntısı geçiyor.

 Roma hamamı, Tarihi Ferda Engürel Evi, Dilek Tepesi, Acı Deresi Maden Suyu ve Travertenleri (Termal su varsa maden suyu da meşhur olur hemen zate:)), Şehitler Anıt Ağacı, Kırmızı Ebe Türbesi*, Oruç Gazi Türbesi, Ayran Taşı, Gelin Kayası Jeositi (Yeşilçam filmlerine ev sahipliği yapmış kaç kere hem de), Gödere, Hambar Kaya, Saray Köyü Bedesteni, Eyrekkaya, Kurtboğazı ve Akyer Barajı, Kartaltepe, 
Abacı Peribacaları( peribacası görmek için ille de Nevşehir'e gitmeye gerek yok), Çeltikçi Kalesi, Beşkonak Fosil Yatakları (özellikle biyologların görüp incelemesi gerekir bence), Seyhamam ve Karagöl Jeositi, İğmir Köyü Mağarası, belediyenin Küçük Kaplıcası, jakuzileri, pansiyon ve otelleri bunlardan başlıcaları.
Kızılcahamam-Peribacaları
Şimdi bunlar gezip görülecek yerleri. İyi de bunları görmek için 1,5 saat yol mu çekilir demeyin biz Beypazarına giderken bile kaç saat yol çekiyoruz üstelik orada bu kadar çok gezilecek yer olmadığı halde. Burası henüz popülerliğini kazanamamış olsa da Jeopark Projesi bir hayata geçirilsin de görelim bakalım nereye tur düzenleniyor :)











Annem gibi romatizmal hastalığı olanlar için termal suyunun faydalarından bahsetmek istiyorum biraz da.
Romatizmal hastalıkları olanlar yılda 2 kere 21 kür alırlarsa hastalıkları tamamen yok oluyor,
Benim gibi nörolojik rahatsızlıkları olanlara da suyun ferahlatıcı etkisi hemen kendisini gösteriyor ve iyileştiriyor,
Tansiyon hastalarının tansiyon seviyelerini normale döndürüyor,
Cilt hastalıklarına iyi geliyor,
Ortapedik hastalıkların büyük çoğunluğunu giderebiliyor,
Savunma ve bağışıklık sistemlerimizi hızlandırarak sağlığımıza ulaşmamızı sağlıyor,
Kaybedilen vitamin ve minerallerin tekrar kazanılmasını sağlıyor,
Termal Su
                                  Suyun içindeki mineraller:
Selenyum     : Gençlik hormonu salgılıyor:P
Magnezyum
Amonyum
Lityum
Sodyum
Potasyum
Kalsiyum
Demir ve dahası


İşte bunlardan sebep her sağlıklı insanın her 6 ayda bir 2-3 hafta bu sularda tedavi olması gerekiyor, toplam banyo sayısı 15-20'yi geçmemek şartıyla en fazla bir seansta 25 dk suyun içinde kalınır. Banyo kürleri genellikle sabahları hafif bir kahvaltıdan sonra yapılmalı, ve su içinde çok fazla hareket edilmeden rahat ve sabit durmaya özen gösterilmelidir. Sudan çıktıktan sonra yarım saat kadar yatıp dinlenmekte fayda var. Ayrıca tedavi sırasında bol miktarda sıvı takviyesi yapılarak sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmelidir. Ben demiyorum doktorların önerisi böyle.
Herkese keyifle geçirebileceği tedavi ve tatil için Kızılcahamam'a gitmeyi öneriyorum. Şimdiden iyi tatiller efendim, hoşça kalın, sağlıkla kalın, Meryemce yol alın :)))

O lalaaaaa

YOLalMERYEMCE
:)
La lala Sol
Koşuşturmacalı günlerimin birinde yine bir organizasyonun tam ortasındayım. Bi haftadır kafamı meşgul eden bir partinin ev sahipliğini yapmaya ramak kaldı. Bu parti benim için çok özel, çünkü çocukluk arkadaşlarımın ikisinin de doğum günü. Tasadüfe bak ki peş peşe doğmuşlar ve ben tek başıma planlamak zorundayım her şeyi. 
Özel tasarladığım 3 tane doğum günü tacı malzemeleri tamam, hediyelerim tamam, özel hediyeler de tamam, saman kağıtlarının etrafını yakarak hazırladığım mektub-u fermanlarım da tamam. Eee geriye ne kaldı aa bu arada bir de 2 kişiyi misafir etmek istiyorum partimize. Onlara da facebook ve arkadaşımın ajan kardeşi sağolsun bulup ulaşmama yardımcı oldu :D Sıra 1 haziran 2012 cuma gününü beklemekte...

Perşembe akşamı her şey yolunda gidiyor giyecek kıyafetlerimi de hazırlamalıyım diye düşünürkeneeee annem sana "babanla birlikte bir sürprizimiz var" dedi. Sevindim tabi, neymiş neymiş diye sordum, Kİİİİ 1 günlük Ankara-Kızılcahamam'da tatil yapacakmışız hem de cuma günü öğlen saatlerinde yola çıkacakmışız. Evet benim için hakikaten bir sürpriz oldu ama kötü bir sürpriz. "Bütün hayallerim planlarım ne olacak beni niye aramadınız keşke bana da bir danışsaydınız" dedimmm ama içimden :) Neyse babama mecburen uydum ve yola çıktık. Yolda oflayıp pufluyorum zaten acele ve isteksiz çıkmışım aman şarj aletimi unutmayayım bari telefonla doğum günllerini kutlarım diye diye sen alonu unut iyi mi! neyse ki tabletim yanımda netten bakmıştım kalacağımız otelde  wifi var.*

Ankara'ya gitmeyeli çok olmamıştı ama bir daha gitmeme kararı almıştım. Yine benim dışımda gelişen olaylar beni hiç sevmediğim bu şehire götürüyor hatta sürüklüyordu. Yol o kadar uzun ve çileli gelmişti ki anlatamam. Her zaman uyuyarak geçirdiğim yolculuklardan biri olması gerekirdi aslında. Sanki ben değilmişim 1 saatlik ego otobüsünde bile ayakta uyuyarak giden. Tık gözümde uyku yok. Neyse neyse babamın ve annemin düşen yüzümü güldürme çabalarıyla en nihayetinde yolculuğumuz tamamlandı. 
Aman Allahım böyle kurak bir bölgede sen nasıl bir güzellik yaratmışsız böyle. Her taraf yeşillik orman. Ben nasıl olur 4 yıl bu şehirde kalmışım da buraları keşfetmemişim. Bayıldım yeşilliğin tonlarına, kuşların seslerine hayran kaldım. Etrafın güzelliğini seyretmekten Ankara'da olduğumu unuttum valla..
Soğuk Su Milli Parkı

Manzaranın muhteşemliğinin ardından bir yıldızı eksik olan otelin iç tasarımını da çok beğendim. Çok eski bir yapı, Osmanlı işlemeli motifleri kolonlarda, duvarlarda ve halılarda görmek mümkün. Tavanda kubbeler var ve her birinde büyük kocaman sarkıt ahizeler. Aydınlatma sadece buralardan değil kolonlara asılan şamdanlarla da sağlanıyor. kubbeli tavanların dışında bir de salonda kare altın yaldızlı ahşap bölmeler var. Aralarında tam da benim isteyip de odama yaptıramadığım mavi bulutlar çizilmiş, bulutların arkasındaki boşlukta sanırım ışıklandırma var. Bulutların aralarına nokta nokta yıldızlar çizilmiş ve o arkasındaki ışıklar sanki gerçek yıldız gibi göz kamaştırıyor. Bu görüntüleri çekmem için fotoğraf makinemin olmamasına çok üzülürek iki dirhem bir çekirdek odamıza yerleştik ve sonrasında yemeğe indik. 
Çekirdek ailemle ilk tatilimiz ve babamın yüzünde uzun zamandır görmediğim bir güzellik bir neşe var anlatamam. Ha bire espriler yapıyor kahkahalar atıyor. Annemle birbirimize bakıyoruz sanırım annem de benimle aynı fikirde. Aman sakın nazar değmesin benim çekirdek aileme. Babaannem öldüğünden beri ilk kez babamı gülerken görüyorum, ben bu mutluluğun sarhoşluğuyla bir ömür boyu burada sizinle kalmak istiyorum dedim. Herkes bana kahkahalarla güldü, ben de güldüm şımardım birazcık. Rabbim bana güzel bi iş ver ve ailemi böyle bir yerde daha uzun bir süre tatile götüreyim diye dua ettim içimden yine, sessizce sırıtarak. 

MNT ANATOLIA
*****
Mamalarımızı yiyip az yemek yediğim için annemin ufak bir azarını işittikten sonra odamıza tekrar çekildik, çip çip küvette oynadıktan sonra gülüştük konuştuk ve MNT ANATOLIA tanıtım toplantısına katıldık. Hemen akabinde her yaz buralara gelme kararı alıp, bir studio devremülk satın aldık. Güç bela geldiğim bu şehire her yıl gelme fikri nasıl bir anda cazip geldi anlamadım ama ben çok mutluyum. 
Ertesi gün sabah 6'da çok zinde olarak uyandım kuş sesleri eşliğinde. Sanki TRT Türk Kuş Korosu kurulmuş odamızın tam karşısına, bize konser veriyorlar.  Pencereden dışarıyı izlediğimde bir kere daha hayran kaldım Allahım'ın gücüne kuvvetine. Ormanda yeşillikler içinde uyanmanın tadı paha biçilemez.

Doğum gününe ne mi oldu hemen söyleyeyim. Ayağımın tozuyla ctesi günü kutladık, çok da güzel eğlenceli saatler geçirdik. Güzel bir sürpriz oldu herkeşler çok mutlu. Ne güzel ne güzel....


Bu aralar keyfim pek bir gıcır, Allahım artık beni unuttuğunu düşünüyordum, hep kötü tesadüfler çıkartıyordun çünkü karşıma. Ama tekrar hatırlanmak güzelmiş, tekrar sevildiğini hissetmek güzel bir duygu teşekkür ederim çooook :)



* Wifi var ama kullanamadım yav, odamdan bağlantı çok iyi çekmedi :(