Popüler Yayınlar

16 Şubat 2015 Pazartesi

Özgecan'a ve Tüm Hemcinslerime İthafen

 Artık bu son olsun gencecik bir tomurcuğun aramızdan hunharca çekip alinması insanlığa ve değerli devlet buyuklerimize ders olsun. Herkes şapkasıni önüne koysun ve düşünsün bakalım biz ne yapabiliriz.

Ben de Twitter'da gördüğüm tt olan #sendeanlat başlığı için yazmak istiyorum. Bunun için şimdiden babam ve eşimden Özür diliyorum umarım yazdıklarım sizi incitmez.

Evlendiğim ilk haftalarda bir anda geçmiş hiç geçmemiş gibi gün yüzüne çıkıyor ve ben deli gibi agliyorum. Eşim neden agladigimi sorgulayan gözlerle bana bakıyor.  Sanki hipnoz edilip bilinçaltıma indim ve konuşuyorum.  Ben yaklaşık 5 6 yaşlarımda salincakta sallanmayi cok seven bir çocuğum.  Mahallede bir Ali Dede var herkesin çocuklarına göz kulak olduğu.  Torunları ve bizler için evinin arka tarafina bir salıncak kurmuş her gün annemizden izin alıp bizleri evimizden alıp sallıyor. Ben bu durumdan çok rahatsızim çünkü sallarken bizi önden sallıyor istemiyorum dedikçe de bırakmıyor. Ben de tüm olağan gücümle daha daha daha yukarı doğru ayaklarimla hız alıyorum ki o beni sallamasin ve kendi kendime sallandigimi görsün  diye. Ne anneme ne ablama anlatıyorum  o pis herifi. Çünkü çok korkuyorum. "Basım dönüyor sallanmak istemiyorum anne gitmeyecegim" diyerek  o adamın davetini kabul etmemeye başlıyorum.  Belki de vertigo ile o dönemde tanıştım. Bu olayın tek güzel tarafı çok yüksek ağaçlarda tek başıma sallanmayi sevmem ve en zirveye soluğum kesilinceye kadar çıkmak sallanmak oldu. 

Sonra ne mi oldu o pis ali dededin 20 yıl sonra evinde kurtlanarak ölü bulunduğunu duydum. Sevinmedim ama hak yerini bulmuş dedim içimden.

Şimdi de liseyi yeni bitirdim 17 yaşımdayım. Üniversite okumak için dershaneye gitmem şart. Babam  ise tüm cabalarima rağmen beni göndermek istemiyor. İş bulup çalışmam lazım ve dershane parası kazanmaliyim. Ama nasıl is bulacağım? Yazın çalıştığım is yerine ara ara uğrayan aile dostumuzu da tanıyan bir Ahmet Abi vardı. Dur bir yerde işin düşerse mutlaka ara diye verdigi kartviziti vardı.  Evet işte buldum ablamla birlikte buluştuk. O gün  yüzünde anlamadigim saskinligin sebebini sonra anlayacağım. Ablamla durumu anlattık ve bana haftaiçi calisabilecegim bir iş buldu ve haftasonu için de gideceğim dershane için ufak bir indirim yaptırdı. Her şey çok güzel işim var dershaneye gidiyorum daha ne isteyeyim. Nerdeyse iki günde bir ahmet abi ziyarete geliyor ve patronumla konuşuyor beni ne güzel koruyup kolluyor diye düşünüyorum. Böyle bir ayım geçiyor. Ben haftanın 7 günü is ders derken halsiz kalDigim bir gün ahmet abi yine iş yerime ziyaretime geliyor, rengin solmuş bugün seni ben eve ötüreyim diye patronumla konuşup 1 sa erken çıkıyoruz. Ben arabasının arka kapısını açıyorum o ise orası kilitli deyip ön kapıyı açıyor.  Biraz tedirgin bir şekilde oturuyorum ve eve doğru gidiyoruz. Bu arada eşi arıyor ve açmıyor benim tedirginligim gittikçe artıyor niye açmıyorsun abi merak eder diyorum. Bana abi deme artık hem şimdi boşver o kadını hiç dırdırını cekemem diyerek kizaran yanagimi oksuyor. Ki o güne kadar her fırsatta eşini öven  ve eşine çok aşık olduğunu söyleyen biri. Ben niyetini az buçuk anlayıp kendi kendime bir kaçış planı yapıyorum. Şu marketten su alacağım diyerek arabadan iniyorum. Orada birilerinden yardım isteyebilirim. Aman bir de ne göreyim arkamdan biri cantami çekiyor gel bu taraftan ben aldım suyu diyor. Tekrar arabaya biniyoruz yolu ters yöne doğru degistiriyor ben nereye gidiyoruz diyorum o da Sapanca'ya diyor. Ben de lütfen Serdivan'a evime götür beni diye yalvariyorumm. Sonra aciyip tekrar Serdivan istikametine gidiyoruz. İçimden bildiğim tüm dualari okuyorum. O bu arada bana aşkını ilan ediyor 40 küsür yaşında herif. Beni ilk gördüğünde üzerimde olan kiyafetimi anlatıyor benden çok etkilenmiş. İstersem işi bırakıp sadece dershaneye gidebilirmişim o benim her masrafimi karsilarmis hem üniversite  kazanıp okumak kolay mı oradan bana ev de tutarmis sadece ona güvenmeli onun askina karsilik vermeliymişim. Ben bu arada evimi tarif ediyorum o benim dediğim duraktan dönmeyip Kazimpasa yoluna doğru gidiyor. Lütfen diyorum bugün çok yorgunum evime gidip dinleneyim yarın bu konuyu konuşuruz diyorum. Benden açık ağız görünce tamam diyor pis pis gülerek yarın senin için harika sürprizim var bugün  yat dinlen diyor. Sonunda rahat bir nefes alıp evime geliyoruz. Camdan bakan anneme selam bile veriyor. Ben ağlayarak odama çekiliyorum. Tüm yaşadıklarımı ablama anlatıyorum o da işi de dershaneyi de bırakmam gerektiğini söylüyor. Onun telefonuna ablamin telefonundan bir daha beni rahatsız etmesin eğer pesime düşerse her şeyi hanımına ve babama anlatacagimizi içeren bir mesaj atıyoruz. Deli gibi sürekli sabaha kadar  arıyor acmiyoruz. Nerdeyse bir hafta kendime gelemedim aglamaktan. O da bir hafta sonunda aramayı bıraktı. Ben de ablamla gidip dershane kaydimi sildirdim sadece 1 ay gittiğim Sed Dershanesi yetkilileri benden 2 aylik ödeme aldılar hediye verdikleri kitapların bile parasini ödedim. Herkese de çok yorulduğum için işi bıraktığımı söyledim ve o günden sonra evde DERS çalışıp üniversiteyi kazandım. BEn üniversite  kazanınca sed dershanesi onların öğrencisiymisim gibi benim üzerimden reklam yaptılar Ankara'da olduğum için gidip hesap soramadım, telefonla önüme geleni azarlamakla yetindim.

Şu an o çirkin  kötü günler geride kaldı çok şükür lisede arkadaşımla gezerken ruh hastası bir tipe rastlayip Hilmi Kayın İs Merkezi merdiveninde cinsel organını açıp bize göstermesinden, Cark Caddesi'nde gezerken bizi lafla taciz edip takip eden tipleri gerek migros un ön kapisindan girip arka kapisindan cikarak gerekse caddenin basina kadar gelip polise adres sorarken tacizciyi sikayet ettigimizi düşündürtüp vaz gecirtip alt etmemizden  hiç bahsetmeyeyim bile. 

Artık büyüyüp kendimi savunacak hale geldim diye düşünüyorum ama bir yandan da sürekli temkinli olup mahallemde yalniz gezerken beni arabasıyla takip eden tiplerle başa çıkmak için siyah upuzun etekle dışarı çıkiyorum. Lakin bu olay mini etek cinsel taciz isteği uyandırıyor diyenlere kapak olsun.
     Yine yalnız pazara gittiğim bir gün. Mübarek ramazan ayı. Alışveriş yaparken sol arka popomdan pis bir kocaman elle taciz edildim. Arkama döndüğümde herkes bayandi biraz dikkatli bakınca bir yaşlı adam gördüm yönünü çevirdi durup yanına gidecektim pis herif diyecektim ki bir baktım yanında carsafli bir karısı var ve dantelli tayt seçiyor. Utandım ve yine ağlayarak eve döndüm. Eşime anlattım pazarda zabıta var ona söyleseydin dedi yapamadim. O günden sonra 4 ay pazara gitmedim. Taşınmaya karar verdik ama elimizde olmayan nedenlerle taşınamadik ve ben o pazara gitmeye devam ediyorum bu kez pazarın başında herhangi bir teyzeye takılıp pazarı onunla birlikte yapıp öyle evime dönüyorum. 

Şu an anne adayi sayilirim ve 3 tane pırlanta gibi kız yegenim var. Cok korkuyorum. Acaba ben kızlarimi koruyabilecek miyim, ben belki çok bir şey yaşamadım zekice bir cok kötü yolun kenarindan döndüm ama onlar benim kadar şanslı olup tamamen hiç bir kötü deneyim yasamadan büyüyebilecek mi? 

Ben Özgecan'in daha canı yanmasın diye elimden ne gelirse yapmaya çalışacağım inş sayın Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Sahin gibi diğer devlet büyüklerimiz de elinden geleni yapar. 

Yaşama kadin gözüyle güvenle bakabilmek dileğiyle 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder